TV 8 KANALI SABAH KUŞAĞINDA YAYINLANAN VE SEDA SAYANIN SUNDUĞU PROGRAM İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

22 Şubat 2013 tarihinde TV 8 Kanalı sabah kuşağında yayınlanan ve şarkıcı Seda Sayanın sunduğu programda toplumumuzun gelenek, görenek ve bütün ahlak normları hiçe sayılarak akla hayale gelmeyen diyaloglar yaşanmıştır.

Programa davet edilen sözde “doktor” ve “yazar” unvanlarını taşıyan konuklar marifeti ile bahsi açılan diyaloglardan; bu basın açıklamasında alıntı yapmaya ve yer vermeye bizler hicap ediyoruz

“Sefalet” boyutuna varan bu diyaloglara bir de program sunucusu Seda Sayan’ın katkısı eklenince son derece çirkin bir tablo ortaya çıkmıştır.

Önlem alınmadığı takdirde canlı yayın program formatının nelere vesile olabileceğinin çarpıcı bir örneği olan bu diyaloglar; televizyon yayınlarının daha sıhhatli bir toplumun tesis edilmesine yardımcı olması gerekirken toplumun etik değerlerinin bozulmasına aracılık yaptığını ortaya koymaktadır.

Medya İzleyicileri Hareketi olarak sektörün düzenleyici kurumu Radyo Televizyon Üst Kurulu’nu (RTÜK) tabii ki göreve davet ediyoruz. Ancak yaşanan son çarpıklık denetleyici ve düzenleyici bir kurumun alacağı insiyatiften ziyade sorunun bu tür yayınları yapan ve yayınlayan kimselerde olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Buradan hareketle TV 8 yönetiminin, RTÜK’ün alacağı yaptırım kararını beklemeden Seda Sayan’ın şahsına ve programına yönelik bir müeyyide uygulaması en büyük beklentimizdir.

Programda konuşan uzmanın kadınlarımızı cinsel bir varlık olarak görüp kendince taktikler (!) vermeye kalkışması milletimizin değerleriyle aleni olarak dalga geçmek demektir. Kendi cinsel fantezilerini topluma aleni bir şekilde tavsiye edenler en hafif ifadesi ile “edep yoksunu” kimselerdir ve bunun ifade özgürlüğüyle zerre kadar alakası yoktur.

Evrensel değer ve toplumsal normlara aykırı ve burada yer vermeye utandığımız diyalogların bir TV programı aracılığı ile anlatılıp, çocukların ekran başında olduğu bir saatte tavsiye edilmesi çok ağır bir suçtur.

Bu suçu işleyen ve işlenmesine ortam hazırlayanları şiddetle ve nefretle kınıyoruz.

Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun programla ilgili olarak gerekli kararı alacağına dair inancımız tamdır.